İntiharı Önlemenin Yolları : Ruhsal Sağlık : Saglikbilgisi.com
Ana Sayfa Sağlıklı Beslenme ve Diyet Anne ve Bebek Sağlığı Sağlık Ulaşım Rehberi Destek Grupları
Misafir ... Kayıt için tıklayın veya giriş yapın ...
Saglikbilgisi.com Sözlük :A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V W Y Z
Sağlıkbilgisi.com Ana Sayfa : Ruhsal Sağlık : İntiharı Önlemenin Yolları

İntiharı Önlemenin Yolları


AÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. DUYAN: -''İNTİHARLARI ÖNLEMEK İÇİN RUH SAĞLIĞI SORUNU YAŞAYANLARIN KOLAY ULAŞABİLECEĞİ ÜNİTELER AÇILMALI, İNTİHAR EĞİLİMLERİNİ ARTIRDIĞI TESPİT EDİLEN TOPLUMSAL SORUNLAR BELİRLENMELİ VE ÇÖZÜMLENMELİ'' -GÜ TIP FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD. DOÇ. DR. SAYIN: -''İNTİHAR MEKTUBU BIRAKANLARDA, PSİKİYATRİK BOZUKLUK ORANI BIRAKMAYANLARA GÖRE ANLAMLI ÖLÇÜDE DÜŞÜKTÜR''

Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''İntiharları önlemek için ruh sağlığı sorunu yaşayan bireylerin kolayca ulaşabileceği üniteler açılmalı, intihar eğilimlerini artırdığı tespit edilen toplumsal sorunlar belirlenmeli ve çözümlenmelidir'' dedi.
     AA muhabirine 10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
     İstatistiklere göre, ''son 45 yılda dünyada intiharların yüzde 60 civarında arttığını, Türkiye'de ise özellikle İstanbul ve Ankara gibi metropollerde intihar girişimlerinin hızla yükseldiğini'' ifade eden Duyan, konunun gelecekte daha çok kaygı ve sıkıntı yaratabileceği için, intiharları önlemeye yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.
    
     -''İNTİHARLARIN ÇOĞU ÖNLENEBİLİR''-
    
     Duyan, tüm intiharların olmasa bile çoğunluğunun önlenebileceğini ancak bunun için toplumun intihar konusunda bilinçlenmesi, tehlikeye karşı duyarlılığının artması ve profesyonellerin, intihar düşünceleri, tehditleri ve girişimlerine gereken müdahaleyi yerinde ve zamanında yapması gerektiğini söyledi.
     İntiharların tamamının önlenebilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Duyan, şunları söyledi:
     ''Kimin intihar edeceği, kimin bu riski taşıdığı tahmin edilebilir ancak kesin bilinemez. İntiharın, şizofreni, alkol ve madde kötüye kullanımı, dürtü kontrol bozukluğu gibi tedavisi güç ruhsal bozuklukların yanı sıra çözümlenmesi kişinin algı ve düşünce biçimine bağlı varoluşsal/ontolojik sorunlarla ilişkisi bulunmaktadır.
     Öte yandan, aile, okul, iş yeri gibi toplumsal ortamların baskı/bunalım ve karmaşa dönemlerinde intiharın bireyin başkaldırı/tepki cinsinden karşı tarafa ileteceği mesaj özelliği taşıması, toplumun intihar eğiliminde olan kişilere bilinçsiz ve umursamaz tavrı, yaşamı üzerindeki tek kontrol duygusunun intiharda yoğunlaşması, intiharı önlememizin önündeki engellerden bazılarıdır.
     İntiharları önlemek için ruh sağlığı sorunu yaşayan bireylerin kolayca ulaşabileceği üniteler açılmalı, işsizlik, yoksulluk, baskı, şiddet gibi intihar eğilimlerini artırdığı tespit edilen veya düşünülen toplumsal sorunlar belirlenmeli ve çözümlenmelidir.''
     Depresyon başta olmak üzere intiharla ilişkili ruhsal bozuklukların tedavisinde önemli mesafe alındığını da belirten Duyan, ''Çeşitli duygusal zorlanmalar nedeniyle intihar davranışına yönelebilen kişilerin, yerinde ve zamanında tedavi/yardım almasıyla yaşadıkları krizi intihara yönelmeden atlatabileceklerini'' ifade etti.
    
     -''İNTİHARI ÖNLEMEK İÇİN AİLE GÜÇLÜ KILINMALI''-
    
     Düzce Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Sosyal Hizmet Bölümü Yrd. Doç. Dr. Kamil Alptekin de intiharı önleme konusunda şu bilgileri verdi:
     ''İntiharı önlemenin gerekliliği konusunda pek çok neden öne sürülebilir. Örneğin bu gerekçelerden birini, toplumu intiharın neden olacağı zararlardan koruma düşüncesi oluşturabilir. Çünkü intihar, toplumda yaygınlaşabilmekte, toplum düzenini tehdit etmekte, geride kalanlara acı vermekte, önemli ve verimli olabilecek insan kaynağının yitirilmesine neden olmaktadır. Diğer bir gerekçe ise yaşamın, her türden katlanılması zor, sıkıntı ve acıya karşın yine de değerli olduğuna inanmak gibi insancıl kaygılara dayandırılabilir.
     İntihar olaylarının belirlenmesi, izlenmesi ve araştırılması gerektiğini ifade eden Alptekin, ''Bunun yanı sıra intihara eğilimli kişinin sorunlarına çözüm üretmede yardımcı olma, empatik yaklaşım sergileyebilme, kişiyi ve aileyi güçlü kılma, bu kişilerin toplumsal sorumlulukları yerine getirmelerinde destek olma ve toplumu intiharın neden olacağı zararlardan koruma, intiharı önlemede ilk yapılacak işlerin başlıcalarıdır'' dedi.
     İntihar girişiminde bulunan kişilerin ilgi ve bakıma gereksinimlerinin, normal kişilerden daha fazla olduğunu belirten Alptekin, ''Dolayısıyla onun yanında olma, onu anlamaya çalışma, onu bırakmama, onun için emek harcama, ona değer verme ve ilgi gösterme, yapılacak işlerin en değerlileridir'' diye konuştu.
     İntihara eğilimli bireylerle karşılaşma olasılığı yüksek olan öğretmen, polis, jandarma gibi meslek grubunda çalışanların da eğitimine önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Alptekin, intiharı önleme çalışmalarına medyanın da destek vermesini istedi.
    
     -''İSLAM DİNİNİN AĞIRLIKLI OLDUĞU ÜLKELERDE DAHA DÜŞÜK''-
    
     Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Aslıhan Sayın, batılı ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'deki intihar oranlarının oldukça düşük olduğunu belirterek, ''İntihar oranları daha az gelişmiş ülkelerde ve İslam dininin ağırlıklı olduğu ülkelerde daha düşüktür'' diye konuştu.
     İntihar mektubu analizinin, intihara meyilli bir zihni anlamanın en doğrudan yolu olduğunu dile getiren Sayın, Türkiye'de intihar eden kişilerin intihar notlarıyla ilgili yapılmış iki ayrı analizin sonuçları hakkında bilgi verdi.
     Çalışmayla, hem sadece Türk mektuplarıyla yapılmış sınıflama analizi, hem de Türkiye ve ABD'deki intihar mektuplarını karşılaştıran teorik-kavramsal analiz yapıldığını anlatan Sayın, şunları söyledi:
     ''İntihar mektubu bırakanlarda, psikiyatrik bozukluk oranı bırakmayanlara göre anlamlı ölçüde düşüktür. İntihar nedeni açısından bakıldığında, mektup bırakmayanlarda en sık görülen neden bozulmuş sağlık durumu iken, mektup bırakanlarda en sık görülen neden ekonomik-mesleki sıkıntılardır.
     Mektup bırakanlar, 40 yaş altındakiler ve üstündekiler olarak iki gruba ayrılmış ve bu iki grubun yazdıkları mektuplar sınıflandırma analizi ile karşılaştırılmıştır. Daha yaşlı kişilerin anlamlı düzeyde daha uzun mektuplar yazdıkları, daha çok sayıda kişiye hitap ettikleri belirlenmiştir.'' (AA)

 


Tarih : 2009-09-09 00:00:00

[Diğer Haberler... ]
Depresyon ve Başa Çıkma Yolları
sağlık
Yetişkinlerde Stres ve Stres Atma Yöntemleri
sağlık
Gaipten sesler duyuyor musunuz?
sağlık
Karşısındakini anlama sanatı olarak Empati
sağlık
Stres ve stres atma yöntemleri
sağlık
Bağımlılıktan kurtulmanın yolları
sağlık
Gençlerin sorunu psikolojik ihtiyaç
sağlık
Panik atak hastalığında tedavi şart
sağlık
Şaşkınlık yaratan psikolojik sorunlar
sağlık
Baba olmanın en ideal yaşı nedir ?
sağlık
Stres hastalık nedeni
sağlık
Stres erken yaşlanma nedeni
sağlık
Stres, kalp sorunlarına yol açabiliyor
sağlık
Aile sorunları en büyük stres kaynağı
sağlık
Stresi yenmek için çay için
sağlık
Strese bağlı hastalıklar artıyor
sağlık
Kendisi Kurtuldu Bağımlıları da Kurtarmaya Çalışıyor
sağlık
Pozitif olmak hastalıktan koruyor
sağlık
Alkol bağımlılarına yeni umut
sağlık
Stres, sindirim sistemini vuruyor
sağlık


Sponsorlarımız
Lazer Epilasyon
Lazer Epilasyon
Lütfen aşağıdaki formu doldurarak siteye giriş yapın
||| Üye Girişi
Kullanıcı adınız :
Şifreniz :
Sitede Arama :
Lütfen aradığınız kelimeyi yazıp
Ara'ya tıklayın:
Ruhsal Sağlık : Kitaplar
Bağımlılık Alkol ve Madde Bağımlılığı

Benim Oğlum Bir Eroinman

Depresyon Ruhsal Çöküntü

İnsanı Anlamak

Korkular Takıntılar Saplantılar

Madde Bağımlılarına Yaklaşım ve Tedavi

Stres ve Başaçıkma Yolları